Dermotoloji Birimi

Aliağa Devlet Hastanesi Dermatoloji polikliniğinde Dermatoloji uzman doktorumuz Duygu Durmaz görev yapmaktadır.
 
Dermatoloji birimimizde en sık kullandığımız tanı yöntemlerimiz
 
Deri ve mukoza yaymaları (mikolojik tetkik vb.)
 
Wood lambası ile muayene
 
Deri yama testi ve deri prick testi (Allerji testleri)
 
İnsizyonel deri biyopsisi ve punch biyopsi
 
 
 
Dermatoloji birimimizde en sık kullandığımız tedavi yöntemlerimiz
 
Elektrokoterizasyon ( Siğil, nasır, et benleri, tırnak batması gibi bir çok hastalığın tedavisinde kullanılan elektrikle yakma işlemi)
 
Eksizyon
 
TCA, nitrat d?argent crayon uygulaması
 
Yara ve yanık topikal tedavisi
 
İntralezyonel enjeksiyon tedavisi
 
Kriyoterapi ( Siğil, nasır, et benleri, tırnak batması gibi bir çok hastalığın tedavisinde kullanılan soğuk gaz-dondurma tedavisi)
 
 
 
Dermatoloji birimimizde en sık tedavi ettiğimiz hastalıklar
 
Akne Vulgaris ve Sebore
 
- Deride yağlanma, kepeklenme ve sivilcelerin tedavisi
 
Saç Hastalıkları ve Tüylenme
 
- Saç dökülmesi nedenlerinin araştırılması ve tedavisi
 
- Erkek tipi saç dökülmesinin tedavisi
 
- Saç, mantar hastalıkları ve pelat tedavisi
 
- Aşırı tüylenme nedenlerinin araştırılması
 
Derinin Mantar Hastalıkları
 
- Gövde, kasık ve ayak mantar hastalığının tanısı, tedavisi ve koruyucu tedbirler hakkında hastaların bilgilendirilmesi
 
Tırnak Hastalıkları
 
- Tırnağın mantar hastalıkları, kırılma ve tırnak kalınlaşmalarının, tırnak batması ve diğer tırnak hastalıklarının tedavisi
 
Alerjik Deri Hastalıkları
 
- Kurdeşen (ürtiker) tedavisi ve nedenlerinin araştırılması
 
- İlaç döküntülerinin tedavisi
 
- Böcek sokmalarının tedavisi
 
- Bebek ve çocuk hastalarda atopik ekzema tedavisi
 
- Temas alerjilerinin (kontakt dermatit) tedavisi
 
- Kozmetik alerjilerinin tedavisi
 
- Güneş alerjisi ve tedavisi
 
- Ağız İçi Hastalıkların Tedavisi
 
- Behçet hastalığı, tekrarlayan aft, dil mantarı ve diğer hastalıklarının tedavisi
 
Derinin Paraziter Hastalıkları
 
- Saç biti, vücut biti ve uyuz tedavisi
 
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkları
 
Tüm cinsel yolla geçen deri hastalıklarının tedavisi
 
- Frengi tedavisi
 
- Cinsel bölgede yerleşen siğil ve uçuk tedavisi
 
Deri Kanserleri
 
- Deri kanserlerinin erken tanısı ve tedavisi
 
- Deri kanserleri hakkında hastanın bilgilendirilmesi
 
- Malign Melanoma teşhisi ve tedavisi
 
Diğer deri hastalıkları
 
- Sedef hastalığı tedavisi
 
- Hamilelik dönemi ve çocukluk çağı deri hastalıklarının tedavisi
 
- Derinin büllöz (içi sıvı dolu kabarcıkla seyreden) hastalıklarının tedavisi
 
- Deride abse ve diğer iltihabi hastalıkların tedavisi
 
- Derinin viral döküntülü hastalıklarının (kızıl, kızamık, kızamıkçık,su çiceği, zona hastalığı vb) tedavisi
 
 
 
TERLEME BOZUKLUKLARI
 
Terleme vücut ısısının düzenlenmesinde rol oynayan fizyolojik bir olaydır ve sempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Ancak bu sistemde oluşan ve sebebi bilinmeyen bazı sorunlar aşırı terlemeye neden olabilir. Toplumdaki bireylerin % 1?inde aşırı terleme şikayeti olduğunu saptanmıştır.
 
Aşırı terleme tüm vücutta yaygın yada belli bölgelere kısıtlı olabilir. Genelde koltuk altı, el, ayak, yüz, saçlı deri, gövde veya kasık bölgesinde yada bu bölgelerin birkaçında birden izlenir. Tüm vücutta yaygın olan aşırı terleme hipertiroidi gibi hormonal bozukluklara, ilaç tedavilerine, obeziteye, psikiatrik sorunlar gibi pek çok hastalığa bağlı olabilir.
 
Aşırı terleme genelde çocukluk döneminde ortaya çıkar, buluğ çağında artış gösterir. Ataklar belirgin bir sebebe bağlı olmaksızın aniden başlayabilir yada sürekli olarak vardır. Egzersizden çok, stres, sıcak iklim ve besinsel uyaranlarla alevlenir. Kışın kısmen düzelen şikayetler yazın belirgin şekilde artar. Aşırı terleme, genelde uyku sırasında kaybolur.
 
Aşırı terlemede kalıtımın da rol oynadığı düşünülmektedir. Hastaların %25?i aile bireylerinde de benzer şikayetler olduğunu ifade ederler.
 
Aşırı terleme, ciddi sıkıntılar yaratarak hayat kalitesini bozabilir. Bazı hastalar sürekli ıslak olan ellerini gizlemek için insanlara dokunmaktan hatta el sıkışmaktan kaçınırlar. Koltuk altı aşırı terlemesinde kıyafetlerin ıslanması ve kötü kokma ihtimali kişiyi sürekli huzursuz eder. Bu da sosyal açıdan kendisini güvensiz hissetmesine neden olur. Aşırı terleme ile ilgili sorunlar sadece emosyonel problemlermiş gibi görünse de aslında, yoğun nem enfeksiyonlar için de uygun bir ortam hazırlar. Tüm bu nedenlerden dolayı tedavi kaçınılmazdır.
 
Aşırı terleme tedavisinde uygulanan çeşitli yöntemler vardır. Seçilecek yöntem, aşırı terlemenin olduğu bölgeye, terlemenin şiddetine, yaş, cinsiyet ve eşlik eden diğer hastalıklara bağlı olarak değişir.
 
Aşırı terleme tedavisinde öncelikle, koruyucu yöntemler uygulanmalıdır. Hastanın başka bir nedenle kullanmakta olduğu ilaçlar, besin maddeleri ve diğer hastalıkları (guatr, şeker hastalığı gibi) gözden geçirilmeli ve düzenlenmelidir.
 
Deodorantlar kötü kokuların kamuflajı için kullanılan kozmetik ürünlerdir ve tedavi edici özellikleri yoktur.
 
Antiperspiranlar, ter kanallarını mekanik olarak tıkayarak terin dışarı atılmasını önlerler. Kısa dönem etkilidirler ve tedavi edici değildirler.
 
Aşırı terleme tedavisinde kullanılan krem, losyon ve jeller temelde metal tuzları içerirler. Hafif ve orta dereceli vakalarda etkili olabilmelerine karşılık bu etkinlik zamanla azalabilir. Tahriş oluşturma riskleri fazladır ve belli aralıklarla, yaşam boyu uygulanmaları gerekir.
 
Aşırı terleme tedavisinde yararlanılan, ağızdan alınan bazı ilaçlar da vardır. En önemlileri sinir sistemi üzerine baskılayıcı etki yapanlardır. Ciddi yan tesirleri olan bu ilaçlar, aşırı terleme tedavisinde nadiren önerilirler.
 
Son yıllarda aşırı terleme tedavisinde en çok tercih edilen uygulamalar iyontoforez , botoks uygulaması ve cerrahi yöntemlerdir.
 
Cerrahi yöntemler;
 
Aşırı terleme tedavisinde uygulanan 2 temel cerrahi yöntem vardır. Ancak bu yöntemlerin, diğer tedavilere yanıt alınamaması durumunda uygulanmaları önerilir.
 
Sadece koltuk altında aşırı terlemesi olan kişilerde, bu bölgedeki ter bezlerinin çıkarılması ile kalıcı bir düzelme sağlanabilir. Bu uygulama diğer tedavi yöntemlerine yanıt alınamayan ağır terleme bozukluklarında son tercih olarak değerlendirilmelidir.
 
-Transtorasik Sempatektomi?, son yıllarda yaygın olarak uygulanan ve çok iyi sonuçların alındığı bir yöntemdir. .
 
 
 
AYAK SAĞLIĞI
 
Ayak şikayetleri en sık rastlanan sağlık sorunlarındandır. Bu şikayetlerin bir bölümü kalıtımsal veya bazı sistemik hastalıklara bağlı olabilir; ancak pek çoğu uzun süreli ihmal ve ilgisizlik sonucu ortaya çıkmaktadır. Çeşitli çalışmalar, toplumun % 75?inden fazlasının, hayatlarının bir döneminde, ağır yada hafif bir ayak sorunu yaşadığını göstermektedir. Sözü edilen şikayetlerin bu kadar sık görülmesi, çevre ve hasta tarafından, normal, katlanılması gereken sorunlar olarak kabul edilmesine yol açabilir. Eğer ayaklarınızla ilgili herhangi bir sıkıntı yaşıyorsanız bunu bir dermatoloji uzmanına danışmanız ve ayak sağlığı/bakımı ile ilgili bilgi almanız en doğru yaklaşım olacaktır.
 
Ayaklarda gözlenen en sık hastalıklar;
 
- Ayakta nasır, siğil ve benzeri oluşumlar
- Ayakta mantar enfeksiyonları
- Tırnak yapı, renk, şekil değişiklikleri
- Tırnak batması
- Tırnakta mantar ve diğer enfeksiyon hastalıkları
- Ayak tabanında sertlikler, çatlaklar ve ekzemalar
- Damarsal patolojilere bağlı ayak yaraları
- Ayakta sulanma, koku ve terleme problemleri
 
 
 
SIK SORULAN SORULAR
 
- Ayaklarımda aşırı terleme, sulanma ve kötü koku var. Sebebi nedir?
Ayaklardaki aşırı terleme pek çok insanın şikayetidir. Ayaklar uzun süre çorap ve ayakkabı içinde kapalı kaldığından, en az ıslaklık kadar, ayakkabı materyali yada eklenen enfeksiyonlara bağlı koku da kişiyi rahatsız eder. Bu durumda öncelikle terleme miktarının normal olup olmadığının değerlendirilmesi, eşlik eden mikrobik durum varlığının araştırılması ve buna uygun bir tedavinin uygulanması gerekir. Zira ayakta, bakteri ve mantar enfeksiyonları çok sık görülür. Sanılanın aksine, bu tip sorunlar koku giderici spreyler yada pudralarla değil, ilaçlarla tedavi edilir.
 
- Ayak tabanımda ağrılı nasırlar var. Bu durum neden kaynaklanır? Nasıl tedavi edilir?
Ayakta, ortopedik bozukluklara yada uygun olmayan ayakkabı seçimine bağlı nasır oluşabilir. Ancak bu nasırlar bazen siğillerle karışabilir. Zira vücudun her yerinde olabilen siğiller ayak tabanında oluştuklarında üstlerine binen kuvvet nedeni ile dışa doğru büyüyemez ve içe doğru gömülerek ağrıya neden olurlar. Bu nedenle ayaktaki sert, nasır benzeri, ağrılı oluşumların ayırıcı tanısı yapılarak tedavileri buna göre planlanmalıdır.
 
- Nasırlar nasıl tedavi edilir?
Nasırlar çeşitli yumuşatıcı ilaçlar, kökten cerrahi işlemler, elektrikle yakma , kriyoterapi (donma) ve sonrasında uygun ayakkabı veya ürün ile koruma şeklinde tedavi edilir.
 
- Siğiller nasıl tedavi edilir? 
Lokal soğuk uygulaması olan kriyoterapi, elektrokoterizasyon veya siğil içine ilaç uygulanması gibi çok çeşitli tedavi yöntemleri olup, uygun tedaviye siğilin durumuna göre, doktor tarafından karar verilir.
 
- Tırnak batması tedavi edilebilir mi?
Evet. Tırnak batmasının en önemli nedeni yanlış tırnak kesimi, pedikür ve dar ayakkabı giyilmesidir. Tırnak batmasında uygun tedavi hastanın durumuna göre (eşlik eden başka bir hastalık varlığı, tırnağın iltihaplı hale gelmesi, tırnak mantarı saptanması? gibi) doktor tarafından belirlenir. İlaç tedavilerine ek olarak sadece batan tırnak bölümünün cerrahi olarak çıkarılması ile tam olarak tedavi edilebilir.
 
- Tırnaklarımda şekil bozukluğu var ve kolay kırılıyorlar. Bunun sebebi nedir? 
Deri gibi tırnaklar da dış etkenlere son derece açık yapılardır. Bu nedenle su, sabun, deterjan, oje, aseton gibi kimyasal maddeler, yanlış manikür veya tırnak yeme alışkanlığı gibi travmatik nedenler tırnakta yapısal değişikliklere neden olabilir. Bazı ilaçlar (antibiyotik, ağrı kesici gibi) tırnaklarda renklenme, boşalma gibi yan etkiler oluşturabilir. Yine bazı deri hastalıklarının tırnak tutulumları da olabileceği için bunların bir dermatolog tarafından değerlendirilmesi en uygun yaklaşımdır.
 
 
 
SEDEF HASTALIĞI
 
Sedef Hastalığı deri, deri ekleri ve eklemleri tutan, kronik bir hastalıktır. Belirli bir derecede kalıtsal olduğu kabul edilmektedir. Ancak hastalığı tetikleyen bir takım faktörler de vardır. Lezyonlar cilt hücrelerinin normalden daha hızlı yenilenmesi sonucunda ortaya çıkar. Türkiye?de izlenme sıklığı %1-2 kadardır. Her yaşta görülebilir. Sedef Hastalığı çok değişik şekillerde karşımıza çıkabilir. Kızarık, ince ve parlak bir kepekle kaplı lezyonlar görülür. Çok küçük bir bölgede ve çok hafif olan lezyonlar başka hiçbir yere atlamadan kalabilir yada vücutta geniş alanları tutabilir.
 
Nereleri tutar
 
Klasik Sedef Hastalığı (Psoriasis vulgaris) özellikle diz ve dirsekte, kalça bölgesinde, vücudun sürtünmeye daha çok maruz kalan bölgelerinde kızarık, kepekli plaklar şeklinde ortaya çıkabilir.
 
- Vücudun katlantı bölgelerini (kasık, göğüs altı, koltuk altı, göbek, sünnet derisi) tutabilir. Sadece bu bölgelerde sınırlı kalabilir.
 
- Deri ekleri (saç ve tırnak) tutulumu ile sınırlı olabilir. Saç tutulumu saç dökülmesi yapmaz. Tırnak tutulumunda tırnakta noktalanma, erime, kepeklenme görülebilir.
 
- Sadece avuç içi ve ayak tabanını tutabilir. Bu bölgelerin tutulumu, Sedef Hastalığının buradaki özel ter bezlerini etkilemesi ile açıklanabilir.
 
- Sedef Hastalığı eklemleri tutarak ?Sedef Romatizması? oluşturabilir. Tüm romatizmal hastalıkların %10?nu Sedef Hastalığına bağlı olarak oluşmaktadır. Sedef Hastalığının belki de en önemli tutulum yeri, yarattığı sonuç itibarı ile, eklemlerdir. Sedef romatizması çok ağır eklem bozuklukları yapabilir.
 
- Sedef Hastalığı tüm deriyi tutabilir. Bu sedef hastalığının ağır seyreden bir şeklidir. Bütün deri kırmızıdır.
 
- Sedef Hastalığı deri üzerinde iltihabi görünümde seyredebilir. Bu çeşit rahatsızlıkta kızarık zemin üzerinde, toplu iğne başı şeklinde, çok sayıda, küçük iltihabi lezyon gözlenir (İltihabi Sedef Hastalığı mikrobik bir hastalık değildir).
 
Tedavi ;
 
- Sedef Hastalığı tedavisinde amaç en az yan etki ile en iyi sonuçları elde etmek ve belirtisiz dönemi mümkün olduğunca uzun sürdürmektir.
 
- Her Sedef hastasına önerilen tedavi aynı değildir ve her hasta için, uygun olan tedavi yöntemi belirlenmelidir.
 
- Genelde tedaviye, yan etkileri daha az olan ve deriye dıştan sürülen ilaçlarla başlanır. Bu uygulamalardan önce, kepek dökücü ilaçlarla yüzey temizlenir ve diğer ilaçların etkinliği arttırılır.
 
- Belirtilerin yaygın olduğu durumlarda ultraviyole ışını ile tedavi uygulanabilir (UVB, PUVA, vb.).
 
- Çok inatçı ve ağır tiplerde ağız yolu ya da iğne şeklinde uygulanan ve yan etki riski daha yüksek olan ilaçların takip altında kullanılması önerilebilir.
 
- Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın tetikleyici etkenler aradan çıkartılmaya çalışılır. Banyodan sonra nemlendiriciler kullanılıp, derinin kuruma, kaşıntı ve zedelenmesi, dolayısıyla yinelemeler önlenmeye çalışılır.
 
 
 
SİVİLCE (Akne Vulgaris)
 
Sivilce ya da yaygın isimlendirilmesi ile ergenlik sivilcesi yağ üreten bezlerin uzun süren ve tekrarlayan iltihabi bir hastalığıdır.
 
Deride siyah noktalar, kızarık sivilceler, bazen derin kist ve nodüller, tedavi edilmediğinde de izlerle kendini gösterir. Çoğunlukla ergenlik çağında başlar. Bununla beraber ergenlik çağına has değildir ve yirmili otuzlu yaşlarda da başlayabilir. Kadın ve erkekte eşit sıklıkta görülür. Bazen ergenlik çağından erişkine kadar uzun yıllar devam edebilir.
 
Derinin yağlı bölgelerinde ortaya çıkar. Çoğunlukla yüz, boyun, sırt, göğüs, omuzlar ve bazen kalçalarda görülür. Tedavi ihmal edildiğinde iz kalır ve en çok yüz bölgesindeki izler estetik açıdan problem yaratır.
 
Birden fazla faktörün biraraya gelmesiyle akne oluşur. Bunları başında kalıtım gelir. Diğer önemli faktör hormonal uyarıdır. Bir kez yağ bezinin boyun kısmı tıkanıp genişlemiş siyah nokta (komedon) oluştuktan sonra, propionibacterium acnes adı verilen ve normal şartlarda derimizde bizimle dost olarak yaşayan, az sayıdaki bakteri çoğalma fırsatı bulur ve aknenin artmasına katkı yapar. Akne bulaşıcı değildir. Hormonların etkisi hariç tutulursa herhangi bir iç organ hastalığının belirtisi de değildir. Hormonal etki yumurtalık ve böbreküstü bezlerinden salgılanan androjen grubu hormonlar tarafından oluşturulur. Kan androjen hormon düzeyleri normal olsa da bu hormonlara deri duyarlılığı söz konusu olabilir ve yine akne oluşabilir. Kan androjen düzeyleri yüksekse bunun ayrıca araştırılması ve tedavisi gerekir. Kan hormon düzeyinin yüksekliği çoğunlukla tedaviye dirençli ve şiddetli akne meydana getirir ve bazen kıllanma ve saç dökülmesi gibi ek belirtiler de verir.
 
Tedavilerde akneli kişinin bilmesi gereken püf noktalar:
 
Akne uzun sürelidir, dolayısıyla uzun süre tedavi gerektirir.
 
Akne tedavi edilmezse iz kalma riski artar.
 
Kişinin evde yüzüyle oynaması, sıkması, kaşıması, iz kalma riskini artırır.
 
Akne bir deri hastalığıdır.Tedavisi deri hastalıkları uzmanı hekimin alanına girer.
 
İlaç tedavisi kişiye göre değişir. Bu nedenle arkadaştan, komşudan ilaç tavsiyesi almak yanlıştır.Tedavide kullanılan ilaçlar çok çeşitlidir. İlaç seçimini hekim, hastanın yaşına, cinsiyetine, sivilcelerin şiddetine, yaygınlığına göre yapar. Her ilaçher hastada uygun olmayabilir. Belirli aralıklarla ilaçların değiştirilerek kullanılması, tüm ilaçlarda belli aralıklarda kontroller gereklidir.
 
Dermatoloji bölümündeki uzman doktorumuz: Uzm.Dr. Duygu DURMAZ



© 2012 T.C. Sağlık Bakanlığı Aliağa Devlet Hastanesi. Tüm Hakları Saklıdır.